Kemal, olgunluk, mükemmellik, eksiksiz olma anlamlarına gelir. Zeval ise, herhangi bir şeyin yok olması, sona ermesi demektir.
Bu dünya ve içindekiler, yok olmak için yaratıldı ve yok olacaktır. Ahiret, sonsuz kalmak için ve sonsuz kalacak şekilde yaratıldı. Sonsuz kalacak şey ile çabuk yok olacak şey arasında ne kadar fark varsa, dünya ile ahiret yapısı ve işleri arasında da o kadar fark vardır. Hadis-i şerifte; (Dünya hayatı, geçilecek bir köprü gibidir. Bu köprüyü tezyin etmekle, süslemekle uğraşmayın. Hemen geçip gidin!) buyurulmuştur.
Bu dünya nimetleri geçicidir ve aldatıcıdır. Bugün senin ise, yarın başkasınındır. Ahirette ele girecekler ise sonsuzdur ve dünyada iken kazanılır. Bu birkaç günlük hayat, eğer dünya ve ahiretin en kıymetli insanı olan Muhammed aleyhisselama tâbi olarak geçirilirse, sonsuz kurtuluş umulur. Yoksa Ona tâbi olmadıkça, her şey, hiçtir ve her yapılan hayır, iyilik, burada kalır, ahirette ele bir şey geçmez.
Dünya nimetleri geçici olduğu gibi ömürleri de pek kısadır. Bunları ele geçirmek için dinini vermek ahmaklıktır. İnsanların hepsi acizdir. Allahü teâlâ dilemedikçe, kimse kimseye fayda ve zarar yapamaz. Peygamber efendimiz buyurdu ki: (Dünya sizin için yaratıldı. Siz de ahiret için yaratıldınız! Ahirette ise, Cennetten ve Cehennem ateşinden başka yer yoktur.)
Mal, mevki arkasında koşanlardan hiçbiri muradına kavuşamamıştır. Malı, mevkiyi hayır için arayan ve hayır işlerde kullanan, rahata, huzura kavuşmuştur. Mal, mevki gaye olmamalı, hayra vasıta olmalıdır. Mal, mevki, bir deryaya benzer. Çok kimse, bu denizde boğulmuştur. Allahü teâlâdan korkmak, bu deryanın gemisidir. Hadis-i şerifte; (Dünyada, kalıcı değil, yolcu gibi yaşamalı! Öleceğini hiç unutmamalı!) buyuruldu.
İnsan, dünyada baki değildir. Dünya zevklerine daldıkça, dertler, üzüntüler, güçlükler artar. Dünya, insanın gölgesine benzer. Kovalarsan kaçar, kaçarsan, seni kovalar. Dünya, aşıklarına mihnet yeri, lezzetlerine aldanmayanlara, nimet yeri ve ibadet edenlere ise, kazanç yeridir. İbret alanlara da, hikmet yeridir. Onu tanıyanlara selamet yeridir. Ana rahmine nisbetle, Cennet gibidir. Ahirete nisbetle çöplük gibidir. Ölümden önce olan her şeye dünya denir. Bunlardan, ölümden sonra faydası olanlar, dünyadan sayılmaz, ahiretten sayılırlar. Çünkü dünya, ahiret için tarladır. Ahirete yaramayan dünyalıklar, zararlıdır. Haramlar, günahlar ve mubahların fazlası böyledir. Dünyada olanlar İslamiyet’e uygun kullanılırsa, ahirete faydalı olurlar. Hem dünya lezzetine, hem de ahiret nimetlerine kavuşulur. Hadis-i şerifte; (Dünyaya, burada kalacağınız kadar, ahirete de, orada kalacağınız kadar çalışınız!) buyurulmuştur.
İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: “Allahü teâlâdan başka her şey yok idi ve hepsi yine yok olacaklardır. Kıyamet kopacağı zaman, yıldızlar yerlerinden ayrılıp dağılacak, gökler parçalanacak, yeryüzü ve dağlar da parça parça olacak, hepsi yok olacaklardır. Böyle olacaklarını Kur’an-ı kerim açıkça bildirmektedir. El-hakka suresinde mealen; (Sura bir kere üfürülünce, yeryüzü ve dağlar, yerlerinden kaldırılıp silkilecektir. O gün kıyamet kopacak, gök yarılacak ve dağılacaktır), Tekvir suresinde mealen; (Güneşin karardığı, yıldızların yerlerinden ayrılıp döküldükleri ve dağların dağılıp saçıldıkları zamana...), İnfitar suresinde mealen; (Gökün yarıldığı ve yıldızların dağılıp yok oldukları zaman...) ve Kasas suresinin son ayetinde mealen; (Her şey yok olacaktır. Yalnız O kalacaktır!) buyurulmuştur.”
Netice olarak her zevalin bir kemali ve her kemalin de bir zevali vardır. Eğer zeval vakti gelmişse, bunu kimse durduramaz. Şayet zeval vakti gelmemişse, bunu da kimse öne alamaz. Bunun için zeval vakti gelmeden, gafletten uyanmalıdır. Süleyman Zati Efendinin şu beytinde ifade ettiği gibi: Bu dünyaya neler geldi, ben diyenler göçüp gitti, Bilmeli, bu fani mülkü, yarattı Hak zeval üzre.
Güncelleme Tarihi
9 Haziran 2026 Salı
Sitemizdeki bilgiler,
bütün insanların istifadesi için hazırlanmıştır.
Orjinaline sadık kalmak şartıyla, izin almaya gerek kalmadan,
herkes istediği gibi alıp istifade edebilir.