2011 - MAKALELER


Arkadaşına gönder

Print almak için

Yazı boyutunu büyütmek için     


Amellerin kabulü...
4/24/2011

İnsanlar birbirlerinin yüzlerine bakar, Allahü teâlâ ise, kalbe ve niyete bakar. İnsanlar birbirlerinin ne yaptıklarına, Allahü teâlâ ise, neden yaptıklarına bakar. Bir işi ne için yaptığımızı en iyi bilen, Allahü teâlâdır. Dinin, İslâmiyyetin esası, niyete bağlıdır yani din demek, niyet demektir. Bütün ameller, bütün ibâdetler, niyete bağlıdır. Bir kimsenin ameli çok fakat niyeti bozuk ise, on para etmez, hiçbir işe yaramaz. Kişinin niyeti çok güzel, ama amelleri bozuk ise, Allahü teâlânın izni ile, bu kimse kurtulur. Hadis-i şerifte; (Ameller, niyete göre iyi veyâ kötü olur) buyuruldu.

Allahü teâlâya inanarak ve Onun emri olduğu için değil de, başka sebeple yapılan iyi işler, ameller, kıymetsizdir. Amelsiz olan îmân ise, kıymetli ve faydalıdır.

Bazı bilinmeyen ve görülmeyen hizmetler ve ibâdetler vardır. Böyle amellerin kazancını, kimse tahmin edemez. Bir gün Cebrâil aleyhisselâm Peygamber efendimize gelerek;

- Ya Resûlallah, bu gece Ebû Bekr’in kazandığı sevap ve kazandığı derece, kıyâmete kadar gelecek bütün insanların kazancından daha fazladır buyurur.

Ertesi gün Peygamber efendimiz, hazret-i Ebû Bekr’i yanına çağırırlar ve;

- Ya Ebâ Bekr! Sen dün gece ne yaptın? diye suâl ederler. O da;

- Her zamanki gibi ya Resûlallah, namaz kıldım, Kur’ân-ı kerîm okudum, yattım cevabını verir.

Peygamber Efendimiz;

- Başka ne yaptın? Sen bu gece öyle bir ibâdet yaptın ki, kıyâmete kadar gelecek Müslümanların sevapları toplamından daha fazla sevap kazandın. Anlat bakalım bu gece nasıl bir ibâdet yaptın buyururlar. Hazret-i Ebû Bekir;

- Ya Resûlallah şu olabilir mi? Yatağa yattığım zaman kendi kendime, ya Rabbi, sen Rabsın, Allahsın, Kur’ân-ı kerîmde buyruluyor ki; “Allah verdiği sözden dönmez.” Sen öyle takdir ettin ki, Cenneti de Cehennemi de insanlarla dolduracaksın. Cehennem insanlar ile dolacağına göre, benim vücudumu öyle büyüt ki, Cehennemi ben doldurayım, başka kimse girmesin. Aklıma bu geldi cevabını verir. Hazret-i Ebû Bekr, kimseye söylemediği, kimsenin bilmediği bu niyeti sebebi ile, kıyâmete kadar kimsenin erişemeyeceği kadar sevap kazandı.

Amellerin, ibâdetlerin kıymeti, îmânın derecesi ile ölçülür. İbâdetlerin parlaklığı, ihlâsın miktârına bağlıdır. Îmân ne kadar kâmil, olgun ise, ihlâs o kadar çok olur. Ameller de, o kadar çok nûrlu olur ve kabûl edilir. Îmânın kâmil olması ve ihlâsın tamâm olması, mârifete yani Allahü teâlâyı tanımaya bağlıdır. Ölmeden önce ölenin yani âhirete tam hazırlananın îmânı kâmil, olgun olur. Böyle olanlar, amelleri, ibâdetleri kolayca, seve seve yapar, nefisten, şeytândan hâsıl olan tembellik ve gevşeklik bunlarda kalmaz. Bunun içindir ki, hazret-i Ebû Bekr’in îmânı, bütün ümmetin îmânlarından üstün olmuştur. Nitekim hadîs-i şerîfte; (Ebû Bekr’in îmânı, bütün ümmetimin îmânı ile tartılsa, Ebû Bekr’in îmânı dahâ üstün olur) buyurulmuştur.

Bizim dinimizin esası, kalbdeki niyettir. Namaza dururken, bir yere giderken insan içinden sürekli konuşur. O konuştukları, Allah indinde bilinir, ona göre de ecir verilir. Bir kimsenin günâh işlemesi için, günâh olan şeyi yapması lâzım, fiile dönmesi lâzımdır. Ancak, ecre, sevaba sebep olacak işi, kişi içinden geçirdiği anda, o kimseye sevap yazılır. Çünkü Resûlullah efendimiz; (İyi ameller, ancak niyete bağlıdırlar) buyurmuşlardır.

Netice olarak, İslâmiyyetin esası, niyete bağlıdır, din niyet demektir. Bütün ameller, bütün ibâdetler, niyete bağlıdır. Allahü teâlâ indinde kalbten yapılan ibâdet, zikir, niyet, dil ile yapılandan efdaldir. Hatta dil ile olup, kalb gafil olursa, o niyet, niyet değildir. Bu şekilde kılınan namaz, yapılan hac kabul olmaz. Zira niyetsiz ibâdet olamaz. Bir kimse, emredilenlerin dışında, iyi bir amel işlemeye niyet etse, fakat o işi işlemek nasîb olmasa, o kimseye niyetinin sevâbı yazılır. Peygamber efendimizin buyurduğu gibi:
(Mü’minin niyeti, amelinden hayırlıdır.)
 
Güncelleme Tarihi
29 Haziran 2022 Çarşamba
Sitemizdeki bilgiler, bütün insanların istifadesi için hazırlanmıştır.
Orjinaline sadık kalmak şartıyla, izin almaya gerek kalmadan,
herkes istediği gibi alıp istifade edebilir.
Ziyaretçi Sayısı
Ana sayfam yap     Sık kullanılanlara ekle